Facebook ve Myspace Arasındaki “Sosyal Platform” Rekabeti

Written by Ufuk KILIÇ

Topics: Web Dünyası

Geçtiğimiz günler içerisinde Facebook’un kullanıcı sayısının 175 milyona ulaştığını twitter üzerinden paylaşmıştım. Bu kez ise özellikle sosyal ağ kavramının web 2.0 ile birlikte daha da pekiştiren pazar payına göre pastanın iki büyük dilimine sahip olan Facebook ve Myspace rekabeti gün geçtikçe kızışıyor. Gerek anayurtları Amerika’da gerekse Avrupa ve Uzakdoğu internet pazarında…

Bugün en aktif ve popüler olarak kullanılan bu sosyal platformlar da kullanıcıların genel olarak sabit içeriklerden tamamen bağımsız kullanıcıların paylaşımlarıyla besledikleri bu sosyal ortamların yazılımın tek bir cihaza sınırlı kalmamasından aldığı; (en basit web uygulamasının bile en az iki bilgisayarın varlığını gerektirdiği, hatta iTunes/iPod örneklerinde olduğu gibi taşınabilir bir cihaz üzerinden geri plandaki büyük web sistemine kesintisiz geçiş yapılabildiği) olarak belirtebiliriz.

Tam bu noktada şunu söylemek isterim; “İşte sosyal medya’nın oluşturduğu bu kullanıcı madeni için Şirketler, bir kez müşterilerinin bağlılıklarını kazandıklarında, müşterilerine daha da değerli servisler sağlamak için bir vizyon geliştirmeliler. Eğlence sektöründe veya herhangi başka bir sektörde değil aksine benzersiz ve tek bir sektörde olduklarının farkına varmalılar.” Burada sosyal ağlardaki kilit nokta ise insanlara sosyal içerikli hizmet ve fırsatların, bunların dışında kalan bir takım çekici özelliklerle birlikte sunulacağı alt platformlar ve uygulamalar hazırlayarak içerik yapılarının desteklenmeleri bu şekilde daha başarılı gelir modelleri ve daha aktif kullanıcı ziyaretleri sağlamış olacaktırlar. Bu Türkiye’deki sosyal içerikli siteler içinde geçerlidir.

Myspace ile ilgili daha önce birçok kez aktardığım düşüncelerimi yine bu içerikte de paylaşmak istiyorum. Örneğin, Myspace’in bu başarısı karşısında birçok şirket, -ki Facebook’ta bunların içerisin de MySpace ile balıklamasına bir rekabete girmeye cesaret edemiyor. Bunun yerine bu şirketler pazarda niş (spesifik bir kesim) bulmaya çalışıyorlar ve hala bu konuda bir şansları olduğunu düşünüyorlar. Paralar da bunu başarabilmek adına harcanmaya sektörel deyimiyle yatırım yapmaya devam ediyor.

Bunlara istinaden son olarak bugün yine bir internet pazar araştırmaları şirketi Nielsen Online tarafından Ocak 2008 ile Ocak 2009 arasında yani 1 yıllık süreçte her iki yeni yıl başlangıç aylarına göre be denli farklılıklar var bunların incelendiği ve yine diğer sitelerin kullanım oranlarının yer aldığı araştırma dökümanını aşağıda inceleyebilirsiniz.

Görünen köy kılavuz istemez ama önümüzdeki aylar da her iki sosyal platform arasında güçlü rekabet oyunlarını sunacakları servisler ve söyleyecekleri söylemler ile çok daha net göreceğiz…

1 Yorum Comments For This Post I'd Love to Hear Yours!

  1. Taci Yalçın diyor ki:

    Tebrikler Ufuk. Çok faydalı bir yazı olmuş. Ama ben genel kanının aksine; Myspace ile Facebook’un arasına bir ”vs” koyabileceğimizi düşünmüyorum. Yani gmail ile hotmail’i elbet karşılaştırabiliriz. Fakat ‘’sosyal ağ” kisvesi altında her iki platformu karşılaştırabileceğimizi düşünmüyorum. Her iki siteye de üyeyim ve aktif olarak kullanıyorum. Şunu söyleyebilirim. Facebook biraz daha ”mail” gibi. Yani arada bir girip kontrol ediyorum, ne olup bitmiş bakıyorum, o kadar. Fakat Myspace’e ise tamamen eğlenmek için, iyi zaman geçirmek için giriyorum. Zaten gördüğüm en büyük nokta da, her iki sitenin kullanıcı kitleleri birbirinden tamamen farklı. Büyük çoğunluğu ‘birey’ olarak aynı olsa da Facebook ve Myspace’deki karakterlerin; bu sitelerde ‘takındıkları tavır’ farklı oluyor. En büyük gözlemim bu yönde. Yani ben Facebook’ta farklı bir karakterim, Myspace’de farklı bir karakter. Bunun için şimdiye kadar kendine has kullanıcı kitlesi yaratmayı başarmış Myspace’in; tüm kullanıcı tiplerini tek bir çatı altında toplayan Facebook’tan daha farklı ve üstün bir değerlemesi olabileceğini düşünüyorum. Facebook, kendine has bir kullanıcı kitlesi yaratma çabasında değil, olmamalı da zaten. Tarzı bu. Fakat Myspace ve benzer işlevleri olan siteler; senin de dediğin gibi sürekli inovatif özellikler ve yeniliklerle yarattıkları özgün kitleyi korumalı ve geliştirmeliler. Yazı için tekrar teşekkürler. Kahvaltı sonrası iyi oldu. Sevgiler.

Leave a Comment Here's Your Chance to Be Heard!